Kız arkadaşıma verilen ödev kapsamında gezdiğimiz müzelerden bir tanesi de Ege üniversitesi tabiat tarihi müzesi oldu. Tabiat müzesini ziyaret etmeden önce de Bahçeşehir koleji bilim müzesini ziyaret etmiştik. Çok kültürel bir gün yaşadık doğrusu 😎 . Ne yalan söyleyeyim, Tabiat müzesi benim çok daha ilgimi çekti.

Ege üniversitesi tabiat tarihi müzesi, Bornova da kampüs içerisinde yer alıyor. Biz Ege üniversitesi öğrencisi olmadığımız için kampüs alanına girerken arabanın ruhsatını bırakıp ziyaretçi kartı aldık. Bu zamana kadar uzunca bir süre müzenin yerini aradık. Tabelaya bakarak ilerlerken kampüsten çıkıp geri döndük. En iyisi otoparka arabayı park edip yayan gitmek dedik ve aramaya devam ettik. Beklemediğimiz bir sorunla karşılaştık. Kimse yerini bilmiyor 😀 . Pes etmedik sora sora Bağdat bulunur dedik ve müzeyi sonunda bulduk.

Müzeye ilk girdiğimizde bizi çok neşeli biri karşıladı. Şu an fark ediyorum ki adını sormayı nasıl da unutmuşum. Unutmamın sebebi de ucu ucuna yetişmiş olmamız olsa gerek. Müze çalışma saatleri hafta içi her gün 9:00 – 11:30 / 13:00 – 16:00 saatleri arası. Müzeye varışımız 15:50 civarıydı ve müze 10 dakika sonra kapanıyordu. Bizi karşılayan o nazik insan bize neredeyse fazladan bir saat kadar müzeyi gezmemize izin verdi. Ödev kapsamında gelmiş olmamız nedeniyle de bizden herhangi bir müze ücreti almadı. Dondurulmuş, kavanozlara konulmuş canlılar ve biz, kapanmış kilitli bir müzenin içerisindeyiz 😮 . Müzede bizi neler bekliyor şöyle bir bakalım.

Müzede paleontoloji, kayaç ve mineral galerisi, kuşlar galerisi, giriş galerisi, genel zooloji galerisi, evirim ve karşılaştırmalı osteoloji galerisi olmak üzere 6 ana galeri bizi bekliyor.

Müzede resim çekmek maalesef yasak. Belki benim gibi bir çok kişi fotoğraf çekmenin neden yasak olduğunu merak ediyordur. İnternet’ten şöyle bir alıntıyla cevap vereyim :

Işık çarptığı yüzeylerden elektron kopartır. Atomları bir arada tutan bu elektronlar koptukça maddelerde çözülmeler ve yapısal değişmeler gerçekleşir. Bunu kısaca evimizin duvar boyası olarak düşünebiliriz. Işık evimizin duvarlarına vururken sadece üst yüzey olan boyaya vurmaktadır. Boya bu olayla eskimeye başlar ama alt zemin kesinlikle yıpranmaz. Bu nedenledir ki özellikle müzelerde ışık azdır ve flaşla çekimlere izin verilmez. Fotoğraf yasaklarıyla ilgili daha detaylı bilgiye alıntı yaptığım adresten ulaşabilirsiniz.

http://www.photoline.com.tr/fotograf-yasaklari/

Paleontoloji daha anlaşılır ismiyle fosil bilimi galerisinde bini aşkın örnek bulunuyor. Bu örnekler arasında bizim en dikkatimizi çekenler; Kahramanmaraş ta bulunan Suriye fili iskeleti ve 10 bin yıl önce volkan patlaması sonucu günümüze gelen insan ayak izleri. Bunun dışında galeride memeli ve bitki fosilleri jeolojik zaman ve evrim şartlarına göre sırlanmış bulunuyor.

Kayaç ve mineral galerisinde magmatik, tortul ve başkalaşım kayalarına ait örnekler var. Bu alanın uzmanlarına, çalışanlarına saygısızlık etmek istemem elbette ama benim pek anlamadığım ve ilgimi çekmediği için üzerinde pek durmadım.

Kuşlar galerisinde bir çok farklı tür doldurulmuş şekilde sergileniyor. Kartal, pelikan gibi büyük kuşlar, küçük kuşlar, etçil kuşlar, otçul kuşlar, birde farklı farklı kuşların yumurta örnekleri.

t-rex-ile-bizGiriş galerisinde çeşitli memeli fosil lokalitelerinden toplanmış fosiller; Archaeopteryx-Kuşların atası, Hint ve Pasifik Okyanuslarında yaşayan omurgasız hayvanlar ve çeşitli kayaç örnekleri sergilenmekte. Ek olarak polyesterden orijinal boyutunda yapılmış olan Tyrannosaurus rex (dinozor) (uzunluk 12 m. yükseklik 5 m.) iskeleti yer almaktadır. Bir fosil olmadığı için ziyaretçilerin bu fosil ile fotoğraf çekilmelerine izin veriliyor. Eee bizde hemen çekildik tabi 😎 . Yandaki resimde T-rex ve biz varız. Bir sürü resim çekildik. Gerçek bir iskelet olmasa da insan her gün dinozor iskeleti görmüyor tabi.

Genel zooloji galerisinde çeşitli denizel omurgasızlar, deniz balıkları, tatlı su balıkları, sürüngenler, memelilere ait tahnit edilmiş koleksiyonlar sergilenmektedir. Nesli tükenmiş olan Selçuk yöresinden iki Anadolu panter örneği, çift başlı Hazer yılanı ve uzak doğu kökenli kelebek örnekleri yer almaktadır. Biraz önce bahsettiğim tahnit edilme işlemi mumyalama işlemine benzer bir şekilde canlıların iç organlarının çıkarılıp ilaçlanarak saklanmasıdır ancak mumyalama işlemiyle aynı değildir.

Burada şu kavanozların içine yerleştirilerek çürümeden kalan canlılar dikkatimi çok çekmişti. Bende bir kaç soru sormuştum. Oradaki bir profesör bunu bilmediğim için beni önce fırçaladı, daha sonra uluslararası ilişkiler öğrencisi olduğumu duyunca sakinleşti. Hayvanlara, dokulara, organlara özel ilaçlamalar yapıldığını ve daha sonra etil alkol içine konulduğunu anlattı. Canlılar ağzı iyice kapatılan cam kavanozlarda hava almadığı taktirde hiç bozulmadan kalabiliyormuş. Aslında biyoloji okumak isterdim doğrusu 🙂 .

Evrim ve karşılaştırmalı osteoloji galerisinde günümüzde yaşayan balina, deve kuşu, at, domuz, tilki, kanguru, yunus, keçi ve yılan iskeletleri sergilenmektedir. Bunun dışında evrim teorisini gösteren tablolar ve soyların kökenini gösteren tablolar yer almakta.

Sonuç olarak kız arkadaşımla beraber çok güzel bir gün geçirmiş oldum. Bu yaşıma gelip bu müzeleri ziyaret etmeden büyüdüğüm için kendime kızmadan edemedim. Biz ödev kapsamında geldiğimiz için bizden bu seferlik ücret almadılar. Ancak bu müzeyi bir rehber eşliğinde dolaşmak isterdim. Burayı ziyaret etmenizi öneririm 🙂 .

Müze adres bilgileri: Ege Üniversitesi Kampüsü, Tabiat Tarihi Uygulama ve Araştırma Merkezi 35100 Bornova-İzmir(Metro son duraktan Ege Üniversitesi Kampüsüne giden Belediye Otobüsleri ile ulaşılabilir).