Herkese güzel bir hafta sonundan merhaba! Bugün sabah erken uyanıp Doctor Who yazı dizimin üçüncü bölümünü yazmak istedim. Aslında bu bölümde Doctor Who denilince akla gelen iki önemli unsurdan biri olan, yani sonik tornavidadan bahsetmek istemiştim; ancak İngiliz aktör John Hurt’ın ölümü üzerine, ustaca canlandırdığı savaş doktoru karakterini yazmak istedim…

Ne yazık ki John Hurt bugün hayata gözlerini yumdu. Oynadığı filmleri ve dizileri her zaman beğenerek izlemişimdir. Doctor Who dizisinde sadece üç bölüm oynamış olsa da canlandırdığı savaş doktoru karakteri ve usta oyunculuğuyla herkesin beğenisini kazandı. Artık aramızda olmayan John Hurt, umarım huzur içinde yatarsın.

Savaş Doktoru

Savaş doktorunun yaşamı ve hikayesi bildiğimiz diğerlerine benzemiyor. Klasik seri 8. doctor yani Paul McGann ile sona eriyor. Daha doğrusu araya giriyor diyelim. Çekimlerine tekrar başlanılan ve yeni seri olarak adlandırılan bölüm ise 9. doctor’un yani Christopher Eccleston’ın gelip Rose Tyler ile tanışmasıyla başlıyor. Savaş doktorumuz yeni serinin hemen öncesinde var olmuştur. Bu arada şunu hatırlatmak isterim ki, savaş doktoru seride karışıklık olmaması için hayranları tarafından verilen bir isim.

John Hurt’ın Doctor Who dizisinde rol alacağı haberleri hızla yayılırken, onun bir sonraki doctor olacağını düşünmüştüm. Bu konuda yalnız değildim. Benim gibi bir çok kişi böyle düşünüyordu. Son dönem doctorları yani Christopher Eccleston, David Tennant ve Matt Smith oldukça gençlerdi. Özellikle Matt en geç doctor olma özelliğini elinde bulunduruyor. John Hurt geçmişe baktığımızda doctor tanımına çok da uygundu aslında. Biraz yaşlı, biraz huysuz… Yani rolünü çok güzel oynayabilirdi. Biz onu gelecek doctor olarak beklerken geçmişten gelen bir doctor oldu ve geçmişten bize çok şey anlattı.

Yeni seride doctor her zaman büyük bir gizemi saklamaya çalıştı. Bazen ufak ipuçları ve itiraflar oluyordu ama aklımızda bazı şeyler tam oturmuyordu. Doctor aniden hüzünleniyor ve yorgun bakışları diğerleri tarafından fark ediliyordu. Yukarıda saydığım bu üç doctor aynı geniş konunun parçaları oldular. Bir bakıma savaş doktoru bu üç karakterin içerisinde kendilerine karşı vermiş olduğu savaşı bitirdi. Peki neydi bu savaş? Bu yazı dizisinde spoiler vermek istemiyordum ama zaten doctor who hiç izlemediyseniz bu yazıyı da okuyor olmazdınız. O yüzden anlatayım gitsin 🙂

No More

Savaş doktoru bunu hep söylerdi. Daha fazlasını istemiyordu. Büyük bir savaşın yani son büyük zaman savaşının içinde bulmuştu kendini ve tanıdığımız doctor olmasına bu büyük engeldi. Evrenin barış ve huzuru için ne kadar ileri gidebilirdi? Eğer bu savaş bitmezse tüm evreni etkileyecekti ve savaş doctoru her ne pahasına olursa olsun bu savaşı bitirmek istiyordu. Bunun içinse An adı verilen bir silahı kullanmıştı. Tüm dalekleri, zaman lordlarını ve kendi gezegeni olan Galiiffrey’i içinde yaşayan tüm canlılarla birlikte yok etmişti. Sadece savaşçılar değil. Kadınlar, siviller ve hatta çocuklar… Tanıdığımız doctor karakterinin yapabileceği bir şeye benzemiyor değil mi? Yapmıştı ve zamanda bozulma olmaması için bunu düzeltmiyordu, düzeltemiyordu. Savaş doktoru ortaya çıkana kadar bizde dahil olmak üzere herkes (gelecekteki rejenerasyon geçiren doctorlar dahil) bunu böyle biliyordu.

Doctor Who bu yaptığının ağırlığı altında uzay ve zamanda yolculuk ediyor ve herkese yardım ediyordu. Bu yaptığı yardım üzerindeki bu ağır yükü azaltmasına yardımcı oluyordu. Doctor who 50. yıl özel bölümü bu yükle yüzleşme fırsatı vermişti. Geçmişte yaptıklarımız geçmişte kalır ve pişman da olsak bazı şeyleri değiştiremeyiz. Bahsi geçen konu zaman lordları olduğunda keşke dedikleri şeyleri düzeltmek adına fırsat bulmaları bizi şaşırtmıyor. Savaş doktorunun yaptıklarından dolayı, gelecekte ki diğer doctorlar onu affetmiyordu. Aslında bunu yapan aynı kişiydi ama hiç bir doctor, bir zamanlar o kişi olduğunu kabul etmek istemiyorlardı. 50. yıl özel bölümünde John Hurt yani savaş doctor’u bu savaşı bitirirken yalnız değildi.

10. ve 11. Doctor yani David ve Matt bu sefer bunu yanlız yapmalarına izin vermediler. Geçmişte yaptıkları şeyin sorumluluğunu bölüşmek istediler. Bu noktada uzunca bir süredir saklı olan bir gerçeği öğrendiler ve aslında bu soykırımı yapmadan, savaş anını Durağanlık Küpü’nde dondurarak bu savaşa bir son verdiler.

Savaş bitmişti ama sona ermemişti. Belki ilerleyen bölümlerde dondurulan bu savaş devam edebilir ya da savaş doctoru’na bir kez daha ihtiyaç duyulabilir. Uzun yıllardır devam eden bu dizide John Hurt gibi usta bir oyuncunun izini görmek gerçekten güzel. Doctor Who hiç izlememiş dahi olsanız 50. yıl özel bölümünü adeta bir film tadıyla izleyebilirsiniz. Aşağıda Doctor Who yazı dizimin bir geçmiş yayınlarını okuyabilirsin. Benden şimdilik bu kadar. Kendinize iyi bakın…

Doctor Who – Doğum Sancıları

TARDIS – Something old, Something blue