Merhaba! Rusya ya okulumu bitirmek üzere tekrar geldim. Türkiye’de geçirdiğim bu kış tatili boyunca bisiklet üzerinden inmeyip onu bir taşıt olarak kullandıktan sonra araba ve toplu taşımada gerçekten rahatsızlık verici bir his yaşadım. Kapalı bir kutu içerisinde yolculuk yapmak beni sıktı bunalttı. Bende Decathlon’dan buradaki son bir kaç ayımda kullanabileceğim basit bir bisiklet aldım. Fiyatı bizim kurumuzla 200 lira gibi bir şey (bir ayda toplu taşımaya harcayacağım para kadar hemen hemen). Ürünün resmi aşağıda, markası “Btwin Kemmel”.

DSC_1595

Rusya’nın kışında bisiklet sürmek

Bisiklet üzerindeki tüm aksesuarları Türkiye’den yanımda getirmiştim. Burada tekrar bunlara harcama yapmak istemedim. Daha önce Decathlon’dan aldığım ama 28″ bisikletime küçük gelen, yerdeki su birikintisi, çamur ve benzeri ne varsa sırtıma gönderen bu çamurluğu da yanıma almıştım. 26″ bisiklette nitekim daha yararlı. Üstüm başım kirlenmedi. Bol bol çamurlu su birikintilerinden de geçtim doğrusu. Strava’ya göre ortalama 10 km bir hızda seyretmişim. Bu yavaşlığında kirlenmeme de sebebi vardır muhakkak.

Bugün şehrimde güneşli bir hava vardı. Güneşli ama -10 civarında. Karlı havada kıyafet seçimimden bahsetmek istiyorum. Burada daha önceden almış olduğum bir snowboard içliği vardı uzun kollu. Çok kaliteli bir şey sayılmaz ama bisiklet için oldukça iş görüyor. Onun üzerine uzun kollu bir sweatshirt ve onun üzerine de kapüşonlu eşofman üstü giydim. Son olarak da rüzgardan ve soğuktan koruyan bisiklet montumu giydim. Üstümde 4 kat eşya vardı. Bir sonraki sürüşlerimde sweatshirt giymeyi düşünmüyorum. Bir süre sonra terletti. Alt giyime gelecek olursak kış için bisiklet taytı ve üzerine de dar paça bir eşofman giydim. Bacaklarımı sıcak tutmak için yeterli oldular ancak çok önemli bir detayı atladım. Trekking ayakkabısının altına sadece tek çorap giydim. Buda parmaklarımda üşümeye sebep oldu. Kış bitene kadar iki çorap giyiyoruz demek ki 🙂 . Unutmadan, kaskın altına bir bere, boyunluk ve karda görüşümü arttırmak için sarı camlı gözlük giydim. Elbette elime eldivenler. Ne çok eşya giymişim ya 😀 .

Karlı ve buzlu yolda bisiklet sürme konusunda çok fazla detay ve yararlı bilgi veremiyorum çünkü böyle bir hava da ilk sürüşümü 1 saat önce yaptım 😀 . Ancak söylemeliyim ki karın altında jilet gibi buz olabilir. Mümkün oldukça yavaş gidip, fren kullanmamak çok önemli. Bu bisikleti almadan önce birkaç yol bisikleti ve fixie bakmıştım. Eğer dağ bisikleti yerine onlardan birini almış olsaydım büyük ihtimal o buzlu yollarda ya düşer dururdum ya da yola çıkmazdım. Aldığım bisikletten memnunum kötü yanını görmedim. Fakat söylemeliyim ki karlı/buzlu yolda bisiklet sürmek daha yorucu ve daha fazla dikkat gerektiriyor.

Benim bahsetmek istediğim burada insanların bisikletliye yaklaşımı. Tüm sürüşümü araçların kullandığı yoldan değil de yaya yolunda gerçekleştirdim. Daha ilk karlı hava sürüşümde araçların içinde gitmek istemedim. İzmir’de ben bisiklet yolunda giderken, bisiklet yolunu zapt eden yayalardan azar işittiğim bile oldu. Yoldan çekilmedikleri de oldu. Sanki o yol bizim değilmiş gibi. Rusya da yaya yolunu işgal eden bendim ancak tüm yayalar durup benim geçmemi beklediler uzaktan beni gördüler bana yol ve selam verdiler. Burada bisiklet aldığımda, öğrenci yurdumuzun yaşlı kat görevlisi, çok sağlıklı bir şey yaptığımı ve devam etmemi söyledi. Yurdun güvenlik görevlisi ise bana karda sürüş yaparken nelere dikkat etmemi acil bir durum olursa onu aramamı söyledi. Bunları görmek duymak gerçekten güzel. Türkiye de genelde bu hava da bisiklet mi sürülür, bisiklet ne ya! gibi tepkilerle karşılaşıyorum.

Tüm Dünya sigaraya karşı savaş açtı ama fabrikaların atmosferi kirletmesini engelleyemiyorlar. Kapalı alanda sigara dumanına maruz kalmıyoruz ama havayı kirletiyoruz. Yediğimiz içtiğimiz tüm yiyeceklerde hormon ve sağlığımızı bozucu katkı maddeleri var. Sağlığımızı düşünmüyoruz yiyoruz. Herkes de bir iş sıkıntısı, maaşını yetirememe durumu var. Ancak arabadan inmeyip yakıta bir yığın masraf yapıyorlar. En azından bisiklet sürerek hem sağlığını hem de ekonomini iyileştirebilirsin. Topluluk yanılgıdır, doğru her zaman azınlıktadır. Umarım ülkemizde insanlarımız bisiklete ve doğaya daha duyarlı daha bilinçli olabilirler. Dört mevsiminde çok güzel yaşandığı ülkemizde, bisiklet sürmenin vakti olmaz. Arabadan inin bisiklete binin. Herkese iyi pedallar 🙂 .

DSC_1600

Rusya’nın kışında bisiklet sürmek