Yaşadığımız çağ hiç şüphesiz bilgi çağı. Şartların getirdiği bir durum olarak artık kas gücüyle yapılan işlerde dahi belirli bir bilgi birikimine ihtiyaç duyuluyor. Bilgi alınıp satılıyor, bilgi almak için farklı yöntemler ortaya çıkıyor. Erişilen bilgiler bizi çevreleyen dünyayı değiştiriyor. Yeni pazarlama yöntemleri, iletişim yöntemleri ya da politikacıların yaklaşımları… Değişim kaçınılmaz ama artık bu değişimi yakalamakta zorlanmaya başlıyoruz.

İşte bu değişimi yakalamak için kullandığım bir uygulamayı paylaşmak istedim. “Pocket” internet üzerinde ilgimi çeken bir yazı, makale, haber ya da bir sayfayı daha sonra okumak üzere kaydetmemi sağlayan bir uygulama. Zaten daha öncede “Read it Later” adı altında bir tarayıcı uzantısıymış. Eklediğim içeriğe her türlü cihazdan erişebiliyorum. Bilgisayardan, telefondan ya da tabletten.

Bunun ne avantajı var bir düşünelim. Hafızamıza güvenebiliriz fakat bu süregelen değişimde her şeyi aklımızda tutmamız imkansız. Günde en az bir yazı paylaşan, yüz adet güncel blog takip ettiğinizi düşünelim. Bunun üzerine takip ettiğiniz haber sitelerini eklediğimiz zaman, ortaya inanılmaz bir yazılı kaynak çıkıyor. İş, eğitim derken kalan kısıtlı zamanda bu kaynakların hepsini okumak mümkün olmuyor. Daha sonra okumak için hoşuma giden içerikler yer imlerimi işgal eder oldu. Ancak yer imlerime çoğu zaman tekrar açıp bakmadığımı fark ettim. Feedly (rss uygulaması) aracılığı ile ulaştığım bu bloglara bir göz gezdirip, ilgimi çeken haberleri ve blogları daha sonra okumak üzere kaydediyorum. Bu gerçekten bana oldukça zaman kazandırıyor. Geçte olsa okuyorum 🙂 . Bir haberi ya da bir makaleyi üç yıl aradan sonra bir arkadaşıma anlatmak istediğim de kaynak orada olacak. Belgelerle konuşurum 😎 .

Blog yazmanın/takip etmenin belki de en güzel yanı “daha fazla okuyup, daha fazla öğrenmek”. Bu bilgileri de unutmamak önemli tabi. Pocket uygulamasıyla adeta kişisel bir bilgi kaynağı oluşturmak mümkün. Alıntılarla doldurulmuş siteler yerine, tecrübelerden oluşan blogları takip etmenizi ve bu bilgileri ciddiye almanızı tavsiye ederim. Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi ? İkisini de yapmamamız için bir neden göremiyorum 🙂 . Önemli olan bu bilgileri unutmamak.