Hafta sonu kuzenimin tatil nedeniyle İzmir’e gelmesinden dolayı ailecek toplanıp yemek yedik. Tabi ki ben bu yemeğe bisikletim ile iştirak ettim. Yemek sonrası eve dik yokuşları birer birer aşarak giderken, yanımdan bisiklet taşıma aparatlı ve üzerinde bisiklet bulunan bir otobüs geçti. Kan ter içinde bu nereden çıktı dedim ve şaşırdım. Aynı zamanda mutlu oldum. İlk fırsatta denemek istedim. Bugün bazı işlerimi halletmek için dışarı çıktım ve eve dönüşü İzmir’in bisiklet taşıma aparatlı otobüsleri ile yaptım. Bu güzel tecrübeyi de burada paylaşmak istedim.

İzmir’in Bisiklet Taşıma Aparatlı Otobüsleri

İşlerimi hallettikten sonra otobüslerin ilk durağına doğru pedalladım. Çok uzak değildi. Bu bisiklet aparatını ilk defa kullanacağım için pratik mi yoksa uğraştırıcı mı olacağını bilmiyordum ve insanların bu yeni gelişmeye ön yargılı olmasını istemediğim için ilk duraktan binmek istedim.

Otobüslerin camlarında aparatın nasıl kullanılacağı detaylı bir şekilde anlatılmış. Bu talimatlara bakmasanız bile sistem son derece anlaşılır. Kapalı durumda bulunan aparatta bir kol bulunuyor. Bu kolu yukarıya doğru çektiğimizde aparat açılıyor. Bisikletimizi kanala yerleştiriyor ve ön lastiği aparattaki bir parça ile sıkıştırıyoruz. Yukarıda ki resimde nasıl olduğunu görebilirsiniz. Bisiklet taşıma aparatları iki bisikleti aynı anda taşıyabiliyor.

Otobüsü beklerken aklıma şu soru geldi: “Her otobüste bu bisiklet taşıma aparatı var mıydı?” Geçen bazı otobüslerde vardı, bazılarında ise yoktu. Karagöl yürüyüşümüz için otobüs seferlerini araştırdığım sıralarda, otobüs sefer saatlerinin yanında engelliler için uygun olup olmadığını gösteren simgeler olduğunu hatırladım. Belki şimdi otobüs seferlerinin yanına bisiklet taşıma aparatlı olup olmadığını gösteren bir simge yerleştirmişlerdir dedim ve siteye bir göz attım. Evet sonuç beklemediğim gibi oldu. Bu kadar erken bu simgelerin eklenmesini beklemiyordum 🙂 .Otobüs saatlerini gösteren sayfaya buradan ulaşabilirsiniz: Eshot Hareket Saatler

Bisiklet Taşıma Aparatı Kullanışlı mı?

İlk kez kullandığım için biraz elim ayağıma dolaşsa da, bisikletinizi yerleştirmeniz 30 saniyeyi geçmez. Oldukça pratik olduğunu söylemeliyim. Ancak kullandıktan sonra aparatı açtığımız gibi kapatmamız gerekiyor ve bu noktaya dikkat etmeliyiz. Bisiklete binip gittikten sonra şoförün onu kapatmak için inmesi hem diğer yolculara haksızlık olacak hem de bize verilen bu hakkın güzelliğine gölge düşürecektir.

Bisikleti yerleştirdiğimde ilk başta güvenli olup olmadığına emin olamadım. Sanki düşecek gibi duruyordu. Elimle şöyle bir yokladım. Evet güvenliydi. Sürüş esnasında düşmez, devrilmezdi ancak bir başkası otobüs durduğu sırada bisikleti kolaylıkla çıkarabilirdi. Yani o kadar pratik. Otobüs şoförlerimiz o anda gaza basarak hırsıza engel olur mu ya da trafikte o fırsatı bulabilir mi? Orasını bilmem. O yüzden gözümüzü bisikletten ayırmamak en doğrusu. İçeriden şöyle görünüyor;

Bu yenilik İzmir’de bisiklet kullanımını oldukça arttıracaktır. Önce metro kısıtlamaları kaldırıldı şimdiyse otobüslere bisiklet taşıma aparatları takıldı. İzmir gerçek bir bisiklet şehri olmaya adım adım yaklaşıyor. İnsanlar ilk başta yadırgayacaklar garip bakacaklar ama alışacaklar. Eve dönerken duraklardaki insanları izledim. Her zaman somurtan o insanlar bisikleti görünce gülümsüyordu. Bu çok hoşuma gitti. Bu gelişmelerin önü kesilmemeli ve daha fazla otobüse bisiklet taşıma aparatı takılmalı, daha fazla bisiklet yolu inşa edilmeli. Her şeyden önemlisi de daha fazla insan bisiklete binmeli! Binmemek için söylenen bahaneler yavaş yavaş tükeniyor. 🙂