Herkese merhaba… Benim gibi çoğu blog sever, bir sayfayı ya da yazıyı beğendiği zaman bu yazıyı kimin yazdığını bilmek ister. Genelde ilk bakılan yer de hakkımda sayfası olur. Bende önceden kendimi detaylıca anlattığım bir sayfaya sahiptim ancak blog adresimin ve içeriğinin değişmesi sebebiyle yeni bir sayfa hazırlama gereği hissettim.

Bir çok farklı amaçla bloglar açtım. Bazıları kendi düşüncelerimi ve yazılarımı yayınlamak için bazılarıysa teknolojik içerikler içindi. Bu teknolojik içerikten kastım dar kapsamda Linux işletim sistemiyle ilgili bloglardı. Teknoloji alanında blog çok tabi… Böyle bir blogun kendime uygun olmadığını fark ettim. Kendi çevreme görünmeyen bir sınır çizmiş gibiydim. Oldukça da ziyaretçi getiren bloglardı bunlar. Nedeni basit Linux kullanıcısının sorunu bitmez 🙂 . Daha sonra da kendi adıma bir blog açmıştım. Artık her şeyi paylaşabilirim diye düşünüyordum; ancak bu seferde dilediğim kadar özgür yazamadığımı fark ettim. Son olarak da uzun bir süre uygun bir isim düşündükten sonra Dünyalı Adam ile devam ediyorum.

EğitimEğitim hayatımda hiç bir zaman çok başarılı bir öğrenci olmadım. Çok kötü bir öğrenci olduğumu da düşünmeyin hemen… Hayatımda doğru zamanda doğru şeylere odaklanmada sorun yaşıyorum diyelim. Ben Türkiye’de eğitimin üniversite de belirleyici olduğunu düşünüyorum. O aşamaya gelene kadarda bir insanın eğitim hayatının ailesi ve çevresi tarafından şekillendirildiğini düşünüyorum. Ailesi ve çevresi ile belli beceri ve sorumluluğu kazanan insan başarılı bir eğitim hayatı planlayabiliyor. Ben o konuda oldukça şanslı bir insan olduğumu düşünüyorum. Lisans eğitimimi Rusya Federasyonunda, “State University of Nizhni Novgorod” üniversitesinde “Uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi” üzerine aldım. İnsanlığa ve dünyaya bakışım da burada şekillendi…

Dünyalı Adam isminin, her zaman savunmuş olduğum hümanist düşüncelerden doğduğunu söyleyebilirim. Sahip olduğu tek gezegen de farklılıkları yüzünden birbirlerine karşı nefret dolu ve yabancılaşmış toplumlar olarak yaşıyor insan. Ne yazık…

Kitap OkumakKitap okumayı çok severim fakat yurt dışında geçen altı zorlu yılda kitaplara pek vakit ayırmadım. Tamamen suçluyum bunu kabul ediyorum. Şimdiyse boş olduğum her vaktimi kitaplara ayırıyorum. Dünyalı Adam’da okuduğum kitaplar hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Bu yazdıklarım sadece bir kitabın bende bıraktıkları olacaktır. Ne bir analiz ne bir özet…

Dünyayı değiştirmek istedim ya da yapılan toplu kıyımın bir parçası olmak istemedim diyelim. Sonuçta bu da bir değişim. İnsanlar ormanları yok edip, atmosferi kirletirken yani gelecek nesiller için kalan son umutları da parça parça yok ederken ben bunun bir parçası olmak istemedim. Arabamı sattım ve bir bisiklet aldım. Evet bisikleti çok severim.

Dünyalı Adam’da doğanın ve insanlığın geleceğini korumakla ilgili küçük ama bana göre anlamlı yazılar paylaştığımı düşünüyorum. Hayatımın altı yıllık kısmını kapsayan Rusya’da doğanın farklı bir yüzünü gördüm. Ağaçların, göllerin ve doğanın güzelliğini gördüm. Bu güzelliğin Türkiye’de giderek yok olduğunu gördüm. Benim doğaya olan bu sevgim Rusya’da çok sıkı bir ormanda gördüğüm bir geyik ile başladı. Hayatımda gördüğüm en güzel hayvandı. Paylaştığım bu yazılar belki bir kişinin bile doğaya ve insanlığa bakışını değiştirebilir. Bu hedef benim için yeterli. On binlerce sayfadan ziyaretçi almaktansa, bir insana doğayı hatırlatmak… işte Dünyalı Adam’ın önceliği bu.

Devamı gelecek…