Zorluklarla kurulan medeniyetimizin binlerce yıl önce temellerini atarken o en sadık dostumuz oldu. Bizimle avlandı, neslimizi korudu, çobanlara yoldaş oldu… Kim mi o? Çizilmesin, düşmesin diye gözümüz gibi baktığımız akıllı telefonlar değil tabi ki! En sadık dostumuz her zaman köpekler oldu. Şimdiyse iki tane insan diyemeyeceğim varlığın, bu muazzam canlıya yaptıklarını paylaşırken doğru sözleri nasıl bulabilirim bilmiyorum…

Bağlanmış, kendini savunamayan, konuşamayan, hakkını arayamayan bir canlının kulaklarını kesmenin yani ona işkence etmenin cezası ne olabilir? Bu yazıyı bir bebek hakkında yazıyor olsaydım da yukarıda köpeği tanımladığım gibi tanımlardım onu. “Kendini savunamayan, konuşamayan, hakkını arayamayan bir canlı.” Bu iki varlık bu yaptıklarını bir bebeğe yapsaydı yada bir insana, acaba nasıl bir ceza alırlardı? Öylesine eminim ki bu güzel canlıyı bizimle eşit tutmayacaklar ve faillerine hakkettikleri cezayı vermeyecekler.

Ülkemizde bir savcı sahipsiz bir hayvana yapılan tecavüzü ve işkenceyi, hayvan dövüşlerini görse bile ceza davası açamaz. Kendisine başvuru yapıldığında takipsizlik kararı verip dosyayı Orman ve Su İşleri Müdürlüğü ya da Kaymakamlığa idari para cezası kesilmesi için gönderecektir. Yani herhangi bir itlaf, zehirleme, öldürme, işkence durumunda savcıların eli kolu maalesef bağlıdır. Faile idari para cezası kesilir, o para da devlet kasasına gelir olarak kaydedilir. Yani hayvan işkence çeker, devlet de para kazanır!

Onlar, yani bu eziyeti yaşatanlar yakalandılar ve para cezasına çarptırılıp serbest bırakıldılar. Bu demek oluyor ki insanlar arasında bu hastalıklı fikirleriyle dolaşıp kim bilir daha kaç canlıya zarar verecekler. Doğada, ormanda, sahilde… nerede kamp atarsam atayım hep koca koca köpekler gelirdi çadırımın yanına. İlk başta biraz hırlar ve kızgın kızgın bakarlardı. Kim bilir insanlardan nasıl tepki görüyorlarsa… Köpeklerden kokmuyorum ama yine de tanımadığım iri canlıların yanında ilk başta tedirgin oluyordum. Her defasında akşam yemeğimi onlarla paylaştım ve sabaha kadar çadırımın başında beklediler. Kimseyi yaklaştırmadılar. Hangi insanla yemeğinizi paylaşsanız size bu kadar vefa duyar? Onlar hukuk sistemimizde belirtildiği gibi bir eşya bir mal değiller. Lütfen sizde bu yazıyı okuyorsanız aşağıdaki kampanyayı imzalayın ve yayın. Hak ettikleri cezayı almaları için uğraşın. Bu masum canlının sesi olalım ki, bir daha tekrarlarını görmeyelim.

Change.org üzerinden başlatılan imza kampanyasına imzanı at!