Son zamanlarda odaklanma ile ilgili ciddi bir problem yaşıyorum. Hemen hemen tüm günümü hazırlanmakta olduğum sınavlara ayırıyorum. Bunun yanında kalan boş vakitlerimde ise kitap okuyorum. Fırsat buldukça da kendimi dışarı atıp fotoğraf çekiyorum ama bu fırsat oldukça az geçiyor elime. Bir kaç günlüğüne bir dağa gidip kamp yapabilsem çok iyi geleceğine eminim fakat şimdi önceliklerime odaklanmalıyım. Demem o ki, bu dört duvar arasında odaklanmamı sağlamak için motivasyonumu yükseltmeliyim. Gel buraya motivasyon!

Bol bol kafein yerine bir hadi iki bardak kahve

Malum bu aralar güneş bizden daha miskin. Sabah onu karşılamak için uyandıktan sonra güzel bir kahve hazırlamak sabah sersemliğini hızlıca atıp kendimize gelmemizi sağlar. Sabah uyanmaya kızmak yerine buna başkaldırıyoruz!

İkinci kahvemi de gün arasında verdiğim bir molada ya da okuduğum kitabın bir parçasını okurken içiyorum.

Müzik ruhunsa, spor da bedenin gıdasıdır.

Sporu dört duvar arasında motivasyon artırma yöntemi olarak görmemin sebebi yapılan salon sporları filan değil. Tüm günümüzü odaklanmaya ayıracağımız için öncelikle bunu karşılayacak motivasyona sabah kahvemizi içtikten sonra dışarı çıkıp bisiklet ya da koşu yapmak, enerjimizi arttıracak ve her ne yapmamız gerekirse ona daha iyi odaklanacağız. En azından benim için işler böyle yürüyor.

Müzik değil, fon sesleri…

Bazıları müzikle motivasyon bulabilir ama ben müzik dinlerken odaklanmada sorun yaşıyorum. Bu nedenle de hem motivasyon hem de odaklanmamı sağlayacak olan bazı servisleri kullanıyorum. DefonicNoisli benim severek kullandıklarım arasında.

Arka planda hoşumuza gidecek istediğimiz bir sesi ya da seslerin karışımını hazırlıyoruz. Mesela ben yanan ateş ya da yağmur sesini dinlerken daha iyi odaklanıyorum. Yağmuru bir kafede fındık aromalı filtre kahvemle izlemek ve ateşi de kemiklerime kadar bir kampta hissetmeyi isterdim aslında. Sanırım bu biraz daha beklemek zorunda.

Sadelik kazanır

Sadelik ve basitlik güzeldir. Bunu her saat dağılmayı başarabilen odama da anlattım ama dinlemiyor. Dağılmaması için fazladan özen gösteriyor ve özellikle masamın dağılmamasına dikkat ediyorum. Masada bulunanlar dikkatinizi çok kolay dağıtabilir. Mesela masanın üzerinden Oğuz Atay benimle gel diyor, hemen yanında da bir Jack Daniel’s duruyor. Sonra sevdiğin kız aklına geliyor tüm motivasyonunun içinden geçiyor!

Yine de her şeye rağmen pes etmeden motivasyonumuzu korumak hayatta amaçlarımıza ulaşmak için çok önemli. İçeride ya da dışarıda asıl motivasyon kendimize olan inancımızdır.