Dünyamız gelişen teknoloji ve yüksek nüfus artışı sebebiyle hiç olmadığı kadar tehdit altında. Bu tehdidin sonuçları da gün geçtikçe günlük hayatımızda daha çok hissediliyor. Ülkeler sonunda savaşlardan ve politik hedeflerinden başını kaldırıp Paris’te iklim değişikliğini görüşmek üzere toplanmış ve dünyanın geleceği için önemli kararlar almışlardı. Kararların alınması değil uygulanması önemlidir. Çin Halk Cumhuriyetinden gelen bu adım oldukça sevindirici.

Çin Halk Cumhuriyeti ve ABD dünyadaki karbon salınımının %38’lik kısmını gerçekleştiriyor. Karbon salınımının en önemli sebebi kullandığımız kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlar. Endüstri devriminden bu yana sadece Çin Halk Cumhuriyeti 10 milyar ton karbondioksit salınımını tek başına yapmıştır. Geçtiğimiz günlerde ÇİN sürdürülebilir enerji için ilk adımları atma planlarını duyurdu ve hatta faaliyete geçti.

Çin Halk Cumhuriyeti ilk olarak henüz yapım aşamasında olan 85 kömür yakıtlı enerji santralinin inşasını durdurdu. Independent Çin’in , 5 yıllık plan dahilinde rüzgar, güneş ve nükleer enerjiye yöneleceğinin ve 2020 yılında yenilenebilir enerjinin ülkedeki enerji üretiminin yarısına denk geleceğini açıkladı. Bu yönelim için 361 Milyar dolar yatırım planlanıyor. Sonuçların hem Çin Halk Cumhuriyeti hem de gezegenimiz için oldukça olumlu olacağına eminim. Diğer ülkeler, özellikle bizim gibi rüzgar ve güneş enerjisi potansiyelinin yüksek olduğu ülkeler umarım en yakın zamanda girişimlerini arttırır. Çocuklarımıza para ve maldan daha önemli bir miras bırakmalıyız. Yaşanılabilir bir dünya!