Hafta sonu havanın güzel olmasını fırsat bilerek günü birlik rota arayışımız sonunda Foça’ya gitmeye karar verdik. Öncesinde Urla Demircili plajına gitme kararı almıştık ancak günü birlik bir tur için oldukça uzun ve yorucu olacaktı. Bisikletizm sayfasında hafta sonu rotaları adlı yazıyı gördük ve Foça bizi cezbetti. Uzun zaman olmuştu yaklaşık bir aydır sürüş yapmamıştık. Kanımız oldukça kaynıyordu ve bisiklet son hazırlıklarını yapmam için gözümün içine bakıyordu. Gece son hazırlıkları ve bakımlarını yaptıktan sonra iyice dinlenmek için erken uyudum.

Yola çıkıyoruz

Buluşma saatimiz 8:00 olmasına rağmen biraz gecikmeli olarak yola çıktık. Bende beklerken bir kaç fotoğraf çektim. Baktım ki çekimlerim bir hayli uzamaya başladı İkra’yı aramalıyım diye düşündüm. İyi ki de aramışım yoksa uykusuna devam edecekmiş.

İzban Alsancak metro istasyonu

“Cumaovası” yazılı metroya bindiğimiz için Biçerova istasyonuna Menderes’de aktarma yaparak ulaştık. Eğer bindiğiniz trenin önünde “Aliağa” yazıyorsa aktarma yapmaya gerek olmuyor.

Kahvaltımızı Yeni Foça’da yapma kararı almıştık. Biçerova – Yeni Foça arası yaklaşık 15 kilometre. Sabah annemin yaptığı börekler bu yol için biraz enerji verdi. Kendini yorma demiştim ama yolda kulaklarını baya çınlattık.

Biçerova – Yeni Foça arası kendinizi sanayide hissedebilirsiniz. Sağınızda solunuzda bol bol kamyoncu göreceksiniz. Dolayısıyla turun güzelliği Yeni Foça sonrası başlıyor diyebilirim.

Sonunda kahvaltılık bir yer bulduk. Oldukça acıkmıştık doğrusu. İzmirli olarak boyoz vazgeçemeyeceğim bir lezzet ancak Bornova’da alışkanlık yaptıran çemenli kumruyu burada bulunca yemezsem olmazdı doğrusu.

Bir İzmirlinin kahvaltısı

Kahvaltımızı yaptık, biraz sohbet edelim derken saatin oldukça ilerlediğini gördük. Yemek sonrası üzerimizde oluşan hantallığı kırıp o sıcak yerden sabah serinliğine adım atmamız gerekiyordu çünkü yolumuz daha uzundu. Bu gereklilikle Yeni Foça’dan öyle bir çıkış yapmışız ki, yanımıza su almayı unuttuk. Yeni Foça’dan çıktıktan sonra da hemen hemen 15 kilometre su alabileceğimiz bir yer bulamadık. Su alamaya biliriz ama isteyebiliriz. Ters yönden gelen aracı durdurmayı denedim ve durdurdum ama su bulamadık. Önümüzdeki yokuştan aşağı indikten sonra kendimizi sazlıca plajında bulduk. Çalışanlarla biraz sohbet ettik ve dokuz eylül üniversitesi dalış kulübünden üç güzel insanla tanıştık. oldukça sıcak kanlıydılar. Biraz daha sohbet etsek beni dalışa ikna edebilirlerdi. Zaman daralıyor… Birer çay içip mataralarımızı doldurduktan sonra yola koyulduk.

Bu rota üzerinde deniz ve doğal koylar o kadar güzel ve temiz ki, umarım buraya hiç insan eli değmez. Saat öğle vaktini geçiyordu ve hava yavaş yavaş ısınmaya başlamıştı. Gördüğüm her güzelliğin fotoğrafını çekmek için sık sık durdum. Bu fotoğraflardan bazılarını paylaşmak istiyorum.

Sazlıca Plajı

Bu küçük adayı çok sevdim…

Yol üstünde mavinin ve yeşilin her tonunu görmek mümkün ancak bu güzellikleri izlemeye gelenler etrafı oldukça kirletip tahrip etmiş. Öyle ki yukarıdaki güzel adayı izlerken oraya atılmış bir koltuk gördük. Baya bildiğiniz evinizde kullandığınız koltuklardan. Onun orada ne işi vardı, getiren onu neden getirdi merak ettik doğrusu. Bisiklet turumuzda bisikletlerimizi göstermezsek olmaz;

Bisikletlerimiz; Salcano ve Mosso

Yol oldukça iniş çıkışlarla dolu ancak eğimleri çok yüksek değil. her çıkışın güzel bir inişi oluyor. Sonra tekrar çıkışı tabi. Akşam üstüne doğru Eski Foça’ya ulaşıyoruz. Hafta sonu olması sebebiyle oldukça kalabalık. Tüm İzmir buraya gelmiş desek abartmış olmam herhalde. Tamam biraz abartı olur… İlk işimiz yemek yemek olmalıydı! Oldukça acıkmıştık ve ne yemek istediğimizi düşünmüyorduk bile. İlk gördüğümüz, bir de en kalabalık olan balıkçıya girdik. Bisikletlerimizi de yanımıza aldık. Ne olur ne olmaz… Siparişlerimizi verdik ve o sırada İkra’nın telefonu kapandı. İlk sözleri: Strava gitmiş olamaz, olamaz, gitmemiştir değil mi? Çok heyecan yaptı. 🙂

Balık ekmek

Birinin yemeğimizde gözü var…

Yemeğimizi yedik, yanımıza yeterince su aldık ve artık dönüş zamanı. Turun en zorlu kısmı tam olarak burasıydı. Eski Foça’dan Hatundere metro istasyonuna giderken ilk etapta çıktığımız yokuşlar oldukça yordu diyebilirim. Sadece yokuşlar değil tabi. Yokuşları geride bıraktıktan sonra yol Hatundere’ye kadar dümdüz; ancak yolun oldukça kötü olduğunu söylemeliyim. Gidon sürekli bir titreşim halinde oluyor ve ellerde karıncalanma ve hissizlik başlıyor.

Hatundere’ye ulaştığımızda hava zifiri karanlıktı. Bu kadar geç döneceğimizi tahmin etmemiştim doğrusu. Toplamda 70 kilometre yol yaparak hem üzerimizdeki pası attık hem de eğlendik. Hafta sonu yapacak bir etkinlik ya da bir rota arıyorsanız kesinlikle tavsiye edebilirim. Pişman olmazsınız…

Rota ve Strava verileri

Alsancak İzban istasyonunda buluşup metroyla Biçerova istasyonuna gidip Yeni Foça – Eski Foça – Hatundere rotasını izledik. Sonrasında tekrar İzban ile geri döndük. Verilere aşağıdan erişebilirsiniz. Biz oldukça mola vererek, fotoğraf çekerek ve sakin bir sürüşle rotamızı tamamladık. Biz çok eğlendik, eğer sizde bu rotayı izlerseniz umarım bizim kadar eğlenirsiniz. 🙂